Can kemiğedayandı
Yokluğundan sular yandı
Gittin,gelmeyeceksin
Gönül gelirsin sandı
Boş avuntularla aldandı
Ama sonunda anladı;
Hepsi yalandı...
__________________________________
VEFA
Yandım yanası
Gönül yarası
Vefa fukarası
Geçerde zaman
Tükenir derman
Çöker bu beden
Haber yok senden...
______________________________________________
SÜRGÜN
Bu dert beni adam eder
Salar öteye beriye
Gönül uzaklara gider
Adı sürgün de:
Nereye?
_________________________________________
KÜFR
Boşluk ve hiçlik
Olmayacak şeyler
Zamansız küfür gibi
Bir türkü söyler diller
____________________________________________
Gönülde aldanır
Sevda yolda kalır
Tükenir de ümitler
Başlangıçlar sonda kalır
_____________________________________________
HER ŞEY SENDE
Herşeyi sende sakladım
İyi,kötü ne varsa sende
Şimdi yokluğunda sende
Ne yapsam azalıyorum
Çiçekleri sulamıyorum
Sakladıklarımı bulamıyorum
____________________________________________
UZAK
Hep sürgün yemiş ömrüm
Deniz aşırı ülkelere
Kendime sefir,yaban ellere
Ayrılığa esir yalnızlık çalan tellere
Hep geç kalmış ömrüm
Sözüm ona sahte gerçeklere
Herşeyi söküp attım takvim yapraklarından
Geç kaldım damarda kana
Yetişemedim zamana
Geç kaldım sana...
Ağustos 2006-GİRESUN
__________________________________________________
VİRANE AŞK
Birden yığılıverdi önüme
Bir virane daha virane ömrüme
Sokuluverdi usulca dudaklarıma
Döküldü ışıklardan nehir nehir
Önüme yığılıverdiği zaman
Aydınlandı koca şehir
Ay ışığı eriyiverdi
Ben tükendim
O tükendi
Kadehler boşaldı
Sarhoştuk ikimizde
Ben söyledim
O söyleyiverdi
Zaman söz verdi
Yağmur göklerden kapandı ayaklarımıza
Denizler coştu
Yolları kesişti sokaklarımıza
Rüzgar karıştı soluklarımıza
Yusufoğlu Sok.
_______________________________________
YEŞİL AŞK
Seni o kadar çok sevdim ki...
Herşeyinle kusursuz ve çok güzeldin
Ama şimdi...
Gittin ve bir buz kütlesi gibi erimeye başladın hayallerimde
Gözlerin kırılmış yumurta gibi aktı yuvalarından
Dudakların yarını olmayan günün güneşi gibi batmadan söndü
Saçlarına,o simsiyah saçlarına sam yeli vurdu sarardılar
Ve şiddetli bir fırtınada kafadan havaya karıştılar
Koca gövden yavaş yavaş bana eziyet çektire çektire eridi
Ve artık
Bir gün diye başlayan hayallerimde
'senin yüzünü,senin hayalini'
-ne kadar istesemde-tasavvur edemiyorum
Hayalin hala var ama
Belli bir silüette belli bir kalıpta değil
Bir hayalet gibi
-yüzü bile olmayan,varlığını hissettirip görünmeyen-
bir hayalet gibi beynimin her yerinde
Aklımdan çıkıp gitmiyorsun
Haberin bile olmadan bana acı çektiriyorsun
KEŞKE SEN HİÇ OLMASAYDIN
Yüzüncü Yıl Parkı TRABZON-2005

